bugün arap asıllı edebiyat hocam ile reenkarnasyon üstüne baya bir konuştuk. mistik şeylere inanan biri olarak baya etkilendim. ama hala aklıma yatmıyan bölümleri var. bir sonraki ders çıkışı onları sorucam. alnımda kocaman bir doğum lekesi var, ben büyüdükçe belirginliği azalmış. mesela ben nasıl ölmüş olabilirim, çok merak ediyorum.

hayalimdeki dövme için yaptığım ilk çizimi buldum. alttaki karartı kedi olucaktı beceremeyip karaladım. sağ üstteki de pamukprenses olsun dedim sonradan. sol üstteki boşluğa bir çakra simgesi falan gelicek. şimdi önümdeki çizimim daha çok bir şeye benziyor. günler geçtikçe yeni şeyler ekliyorum, gittikçe büyüyor dövmem. sanırım zayıflamayı beklemeden bacağıma yaptırıcam. dövmesizliğe daha fazla dayanamıyoruuuuuum.

hayalimdeki dövme için yaptığım ilk çizimi buldum. alttaki karartı kedi olucaktı beceremeyip karaladım. sağ üstteki de pamukprenses olsun dedim sonradan. sol üstteki boşluğa bir çakra simgesi falan gelicek. şimdi önümdeki çizimim daha çok bir şeye benziyor. günler geçtikçe yeni şeyler ekliyorum, gittikçe büyüyor dövmem. sanırım zayıflamayı beklemeden bacağıma yaptırıcam. dövmesizliğe daha fazla dayanamıyoruuuuuum.

işsizlikten ıvır zıvırlarımın bir kısmını düzenledim. en çok kullandığım bileklikleri de düzenlemem lazım ama hiç elim gitmiyor. dolananları çöz, renklerine göre ayır… zaten iki güne yine bu hale dönecekler. kendimden bıktım yahu.

işsizlikten ıvır zıvırlarımın bir kısmını düzenledim. en çok kullandığım bileklikleri de düzenlemem lazım ama hiç elim gitmiyor. dolananları çöz, renklerine göre ayır… zaten iki güne yine bu hale dönecekler. kendimden bıktım yahu.

Blast adam ağır hasta oldu

blastadam:

Ewet tumblrda bu kadar ağır edebiyat yaptigimdan olmadı tabi

5 senedir boğuştuğum yaratık yeniden hortladi

LOSEMİ

Birbirimizden vazgeçemiyoruz napalım..Neyse vakit savaşma vaktidir !

Tabi yalniz savaşmami beklemiyosunuzdur umarım…
Blastadam (veya icindeki Çizgiadam) çok ağır hasta ve kana ihtiyacı var

Bu postu ilk etapta çok fazla kisi görmeyecek belki ama eminim birçok kişinin görmesine vesile olacaklar…

http://m.hurriyet.com.tr/Haber?id=22977276

Hem bakarsiniz bidaha yenerim bu illeti bu defa haberlerde burdaki güzel insanlardan da bahsetme imkanım olur :) yarı ünlü sayilirim bakmayın.

Fazla gevezelik etmiim işte metin

Ankara Onkoloji (Abdurrahman Yurtarslan eğitim ve araştırma) hastanesinde yatmakta olan bir lösemi hastasi icin(Umut Taşdemir) tedavisi boyunca sürekli AB rh + kana ve trombosite ihtiyaç vardır.Kan verebilecek kişilerin aileyle irtibata geçmesi rica olunur.İtibat no
Eren Tatlı : +90 534 488 3670
Lütfen yayalım.Ankara dışında bile olsak paylaşalım

patlamaya hazır bir mısır tanesinden hiçbir farkım yok. hastalıktan sararmış ölü benzim bile aynı. kızgın tavanın içindeyim bende. ateşten kurtulmak için sağa sola gidiyorum ama nafile en sonunda dayanamayıp pat diyiveriyorum. ruhumla birlikte bedenimde zıplıyor yukarıya. kurtulmak için tüm çabam. o alevler içindeki tavaya bir daha dönmemek için ama nafile. tekrar tavadayım. ama bu sefer gerçekten ölü bedenim. bir ölü kadar beyaz.

kan haplarıma yeniden başladım. kansızlıktan ölme planı iptal. ama doğru mudur ilaçlara geri başlamam bilemiyorum. sevdiğim, gözümde değeri kocaman olan insanlar isteyince mecbur hissettim kendimi. evet bu hayat benimdi, ama bende onların hayatlarının bir parçasıyım. en azından parçası olduğuma inandım artık. kimsenin umrunda değildim sanıyordum. yanılmışım. belki hala kimseni umrunda değilimdir. bilemiyorum. inanmıyorum insanlara, inanamıyorum. ama onların dedikleri gibi olsun bir kere de dedim. ondokuz yıldır kendimden başka kimseyi dinlemedim. çocukken de dinlemezdim. neyse, bir de saçlarım iyice azalmıştı. kel kalmaktan korktum sanırım. tamam mükemmel harika değil saçlarım ama en azından rengi güzel. tüm pamukprensesler siyah saçlıdır. gecenin karanlığında kaybolmaya yetecek kadar siyah saçlıdır. benimde siyah saçlarım var ve onları kaybetmek istemedim. geri kalan yirmi yılımı peruk takarak geçirmek istemedim. şimdi yirmi çok net bir sayı oldu ama en fazla kırk yaşıma kadar yaşarım. bu şişman ve çirkin bedenle daha fazla dayanamam. 

güzelliği için kan dolu bir küvette banyo yapmış bir kraliçe düşünün. yalnızca güzelliği, güzel kalmak istediği için yapmış bunu. inanmış, istemiş. belkide hiç sevilmemiş kötü kalpli kraliçe, güzel olup sevilmek istemiş. masal mutlu bitmiş, bu masal mutlu bitse ne olur, ölen ölmüş. kraliçenin küveti kırmızı olmuş. yalnızca güzel kızların kanı varmış küvette. kraliçenin en güzel olma sevdasından oluyor işte hep bunlar. gezegendeki tek güzel olmak istiyor kraliçe, en güzel olmak.

*tüm insanlar fabrikasyon olsaydı keşke. güzel olmasaydı, çirkinden nefret edilmeseydi. her göz aynı görseydi, her kalp sevseydi keşke. şu gezegen ne adaletli ne de eşit, güzellik mi bana dert oldu, evet oldu. açlıktan insanlar ölüyor, çirkinlikten de insanlar ölebilir. ruhun açlığı, bedenin açlığından daha vahim. bir şekilde karnı doyar insanın, buğdaydan un yapar undan hamur, hamurdan ekmek. peki buğdaydan sevgi yapılıyor mu ? sonra ruhu ölür insanın. ölür işte. karadeliğin derinliklerinde kaybolmuştur. okyanusta güneş ışığının artık ulaşmadığı yerdedir. karanlıktır. yalnızdır. gezegende hissedemez kendini. yok gibidir. insanlar fark etmez onu. belki bir kaç sokak hayvanı sever, birkaç sokak kedisi dolanır etrafında ama onlarda yiyecek bir şey yoksa giderler. en son bir sokak kedisi tarafından terk edilmiştim dediğimde dalga geçtiğimi sanıyor insanlar ama öyle.